

Zekâtı farz kıldı Allah,
Zengin kullar versin diye
Yoksulların yüzü gülsün,
Mutluluğa ersin diye.
Sosyal yardım, dayanışma,
Bir toplumun temelidir
Müminlerin kaynaşması,
Rabbimizin emelidir.
Üzeyir GÜNDÜZ (Diyanet Çocuk Dergisi, Şubat,1992.)
Zekat kelime olarak, “artma, çoğalma, arınma ve bereket” anlamlarına gelir. Dinî bir terim olarak ise zengin sayılan bir Müslüman’ın, Allah rızası için yılda bir kere malının belli bir miktarını yoksul Müslümanlara vermesi demektir.
Zekât, mal ile yapılan farz bir ibadettir. Zekât, Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Mekke’den Medine’ye hicretinin ikinci yılında farz kılınmıştır. Kur’an-ı Kerim’de, zekâtla ilgili olarak şöyle buyrulmaktadır: “Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında onu bulursunuz. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızı görür.”(Bakara Suresi, 110. ayet)
Zekât, Allah’ın bize vermiş olduğu nimetlere karşılık bir şükür ifadesidir. Malın şükrü ancak zekât ve sadaka vermekle yerine getirilir. Zekât vermekle hem verdiği nimetler için Allah’a teşekkür görevimizi hem de içinde yaşadığımız topluma karşı insanlık görevlerimizi yerine getirmiş oluruz. Ayrıca bu yolla malımızın artmasını ve bereketlenmesini sağlamış oluruz. Bu durum Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir...” (Bakara Suresi, 261. ayet)
-
Zekât verecek kişide aranan şartlar nelerdir?
Müslüman olmak
Akıllı olma
Ergenlik çağına girmiş olmak
Zengin olmak
-
Zekât ibadetinin bireysel ve toplumsal faydaları nelerdir?
Zekât; toplumda yardımlaşma ve dayanışma anlayışını yaygınlaştırır. Zengin kimselerle yoksul kimseler arasında kıskançlık, kin ve düşmanlık duygularını giderir. Sevgi, dostluk, birlik ve beraberlik gelişir. Zekât, insanı bencillik ve cimrilikten uzaklaştırır. Kişide şefkat ve merhamet duygularının oluşmasını sağlar.
Nisap miktarı, dinen zengin sayılmanın ölçüsü veya servetin zekâtı gerektiren miktarı diyebiliriz. Bu miktar şöyledir: Gıda, giyim, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçları dışında 85 gr altın veya bunun karşılığı para veya ticaret mallarına sahip bir kişi, zekât vermekle sorumludur.
Kişinin kullandığı araba, içinde oturduğu ev vb. eşyalar zekâta dâhil edilmez. Bir malın zekâta dâhil edilebilmesi için aranan genel özellik, onun ticari olarak kullanılıyor olmasıdır. Kişinin kullandığı altın/gümüş takılar zekâta dâhildir.
-
İslam dinine göre zekât verilecek mallar ve miktarları nelerdir?
-
-
Kimlere zekât veremeyiz?
Kişi bakmakla yükümlü olduğu eşine, çocuklarına, torunlarına, annesine, babasına, büyük annesine ve büyük babasına zekât veremez.
Zekât kimlere, nasıl verilir?
Zekâtın kimlere verilmesi gerektiği Kur’an-ı Kerim’de şöyle ifade edilmiştir: “Sadakalar (zekâtlar), Allah’tan bir farz olarak ancak fakirler, düşkünler(...), borçlular, (...) ve yolda kalmış yolcular içindir.” (Tevbe suresi, 60. ayet) Bu ayette geçen kişilerden birine veya birkaçına zekât verilebilir. Zekât verirken bunun bir ibadet olduğu bilinmeli ve zekâta niyet edilmelidir. Zekâtın Allah rızası için verildiği kesinlikle unutulmamalıdır. Zekât olarak verilecek malın fakirin hakkı olduğu bilinmeli ve verdiğimiz kişiyi incitecek, minnet altında bırakacak davranışlardan kaçınılmalıdır. Zekât verirken öncelikle yakın akrabalar tercih edilmelidir.
Zekât verirken, gösteriş yapılmamalı, zekât verilen kişi incitilmemelidir. Yani zekât verdiğimiz para veya malı, verdiğimiz kişinin başına kakmamalıyız.






